|
|
Tarihin bilinen evrelerinden beri – ki bu dönem yazının bulunuşu ile başlamıştır.Polatlı ilçe
sınırları içerisindeki çeşitli coğrafik noktalar ve bugünkü şehir merkezi; tarihin evreleri
içerisinde zaman zaman öne çıkan zaman zaman da silik kalan dönemler yaşamıştır.Bölge
topraklarının önem kazandığı bu dönemlerde kurulan yerleşim merkezleri ( Örneğin Polatlı
Höyüğü , Gordion gibi )Uygarlık tarihinde büyük önem taşıdıkları gibi, farklı zaman
dilimlerinde bu topraklarda yaşamış, yada bir döneminde bu topraklar üzerinden geçmiş
şahıs, ulus yada yaşanılan önemli olaylar da gerek Anadolu ve dünya gerekse de Türk tarihi
üzerinde belirleyici nitelikte etki bırakabilmişlerdir.Ancak, Polatlı ilçesinin coğrafik sınırları
içerisinde bulunan toprakları tarihin bilinen bütün dönemleri için; ayrıntılı bir biçimde
incelenmemiştir.
Anadolu’da tespit edilen ilk yerli halkların genelini Hatti’ler olarak isimlendirdiklerini
biliyoruz.Hatta önceleri Proto Hitit’ler olarak adlandırılan toplulukların bile, bilimdeki yeni
gelişmeler ışığında Hatti’ler olarak adlandırıldıklarını biliyoruz.İşte Anadolu’nun bilinebilen
bu ilk tarihinde kurulmuş en önemli Hatti yerleşimlerinden biri; bugün Polatlı şehir
merkezinin tam ortasında kalmış “ Polatlı Höyüğü”dür.Polatlı şehir merkezindeki yerleşim
tarihini Cumhuriyet öncesi kısa bir dönemle sınırlayanlar için belki bu durum bir
sürprizdir.
|
Ancak sanılanın aksine; sadece bugünkü şehir merkezi 1892’de tren yolunun
geçmesi ile önem kazanmış ve Sakarya Meydan Muharebesi’nde taşıdığı önem nedeniyle
Cumhuriyet’in can verdiği bir kent olamamıştır.
1949 yılında İngiliz Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Seton Lloyd “bir seri çömlek” tamamlamak
amacıyla anılan höyükte kazılar yapmış ve amacına ulaşmıştır.13 (onüç) ayrı yapı katının
tespit edildiği höyük, 13 ayrı uygarlığı üzerinde yeşertmiştir.Höyüğün altına doğru inildikçe
gerek çömlekler ve seramikler gerekse ölü gömme tarzları değişmektedir.
Yine yakın çevrede yapılan kazılarda 1904 yılında Alman Körte Kardeşlerce tespit edilen
Gordion kentinde de 1957 yılında yapılan tümülüs kazılarında, Midas’ın mezarı olduğu
düşünülen tümülüs kazılarak, olağanüstü mezar 1957 yılında Amerikalı arkeolog Young
tarafından açılarak insanlığa kazandırılmıştır.
Yine Gordion’da yapılan araştırmalarda bir Hitit mezarlığı bulunmuştur.Yukarıdaki
bulgularda gösteriyor ki bu bölge toprakları bilinebilen yaklaşık 5000 yıllık zaman dilimi
içinde üzerinde sürekli olarak uygarlık yeşertilen yerleşim merkezlerinden olmuştur.
Yine Polatlı’nın hemen her köyünde eski ve köklü bir kuruluş geçmişi vardır.Çünkü, bu
yerleşimler Anadolu’daki diğer yerleşimler gibi bütün uygarlıkların birbirine devrettiği veya
bir süre sonra toprakları üzerinde yerleşen yeni sakinlerince yeniden yerleşim yerine
dönüştürülen alanlardır.
Coğrafik ve jeopolitik konumu itibarı ile gizemli Doğuyu Batıya bağlayan bir göçler geçiş
kapısı olan Polatlı, toprakları üzerinden gelip geçen bütün halkların izlerini kültüründe
barındırmaktadır.Bu nedenle de günümüz Polatlı’sında ortak bir kentli kültür yaratmakta
zorlanılmaktadır.
Hitit’ler ve daha sonra bir Thrak ulusu olduğu iddia edilen Frig’ler Anadolu’nun geniş bir
bölgesinde ülkelerini kurmuşlar, Polatlı ilçe toprakları üzerinde ise ikinci olduğu söylenen
başkentleri Gordion’u kurmuşlardır.
İnsanlık tarihi içerisinde kurdukları uygarlık sonrası ülke yönetiminde gösterdikleri başarı ve
saldırgan olmayan tavırları üretimi temel alan yaklaşımları ve sanatçı karakterleriyle yüksek
bir uygarlık yeşerten Frigler, Anadolu topraklarının taşıdığı jeopolitik önem nedeniyle çok
sayıda saldırıya muhatap olmuş, sonunda da Kimmer’lerin ardı arkası kesilmeyen saldırıları
nedeniyle Batı Anadolu’da da kurulmuş önemli bir devlet olan Lidyalıların etki alanına
girmişlerdir. Daha sonra Galadların bir boyu olan Tolistobogların; kısa aralıklarla da
Makedonyalı Büyük İskenderin ve Pers ordularının egemenliğinde kalan bölge kimi zaman
Pontos devletininde saldırı ve işgaline uğramıştır. Romalı General Manlius’un saldırıları ile
büyük bir direniş gösterseler bile bağımsızlıklarını kaybeden Galatlar (Keltler) bu büyük ve
onurlu direnişin sonucunda Romalıların kontrolüne girseler bile içişlerinde bağımsızlık
verilerek ödüllendirilmişlerdir. Bu durum Romalıların işgal ettikleri hiçbir yerde
uygulamadıkları bir sistemdir.
Bu dönemden sonra tarihte Galatya olarak adlandırılan bölge kendi yerli halkını hiç
kaybetmemiş bu demografik yapıyı sürekli yeni göçlerle tazelemiştir. Gerek Roma
İmparatorluğu, gerekse Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) döneminde farklı halklardan
(Ermeni, Rum, Sırp) İmparator Ailelerinin egemenliğinde yönetilen
|
bölge yine bu dönemde
Arap istilalarına da uğramış, ancak bu istilalar çok kısa ömürlü olmuştur.
Binli yılların başlarından itibaren Moğol akınlarından bunalarak Anadolu’yu yeni yurt
edinen göçebe Türkmenler eliyle adım adım Türklere kazandırılan bölge uzunca bir dönem
bir uç merkez (sınır ) özelliği taşımış, Horasandan gelerek Anadolu’yu şekillendiren özlü
kültürün yeniden yoğrularak Anadolululaştığı önemli merkezlerden olmuştur.
Binlerce Türkmen derviş ve babaların öncülüğünde bu bölgeden sonra Anadolu’nun
diğer bölgelerini de fethetmişlerdir. Selçukluların son döneminde önceleri Danişmentlilerin,
sonrada Aydın Oğullarının yurdu olan bölge toprakları daha sonra sırası ile Eretna Beyliği,
Osmanlı Beyliği, Moğolların, Karamanlıların ve daha sonrada tekrar Osmanlıların
egemenliğine girmiştir. 1921 de topraklarının küçük bir bölümü kısa bir süre Yunan işgalinde
kaldıysada Türk ordusunun 13 Eylül 1921 deki Zaferiyle bu işgalden de kurtulmuştur.
Cumhuriyetin kuruluşundan sonra 26 Haziran 1926 yılında – Teşkilatı Mülkiye- kanunu ile
Polatlı ilçe yapılmıştır. Bugün 100.000 i aşkın şehir içi nüfusu ve ekonomik ve demografik
potansiyeli ile gelecek vadeden bir şehir olan Polatlı ilçemizin kronolojik ve ayrıntılı tarihsel
dökümü önümüzdeki dönem bu site üzerinden açılacaktır.
Mehmet Kemal Sevgisunar
|
|
|